03-18-2023, Saat:11:22 AM
Açıkçası dizinin konusu ilgimi çektiği için başlamıştım fakat bu kadar güzel bir işleniş ve oyunculuk beklemiyordum. İzlediğime çok mutluyum. Bu kadar mesafeli bir toplum olarak görünüp nasıl bu kadar güzel dram çekiyorlar zaman zaman anlayamıyorum. Belki de acıtasyon yapmadıklarından duyguyu saf ve olduğu gibi aktardıklarındandır.
İlk bölümlerden son bölüme kadar öğrencilerin ve öğretmenin yaşadığı baskı, duygu durumu ve gel-gitleri gördük. Fakat son bölümde oyuncular hayattaki bütün olumsuz durumlara karşın yine de hayatın yaşamaya değer olduğunu söylediler.(Sadece çok ünlü bir yazar olan barda Mama'nın bahsettiği kişi hariç.)Görünüşte istediği şeyi başarmış ! fakat asıl istediğinin bu olmadığını fark etmiş. Aynı Jim Carey'in dediği gibi "Dilerim herkes bir gün zengin ve ünlü olur ve hayalini kurduğu her şeye kavuşur ;böylece aranılan esas cevabın bu olmadığını anlar." Yazar da mutluluğu, kitabı basılınca herkes tarafında tanınınca elde edeceğini zannetti fakat sonradan gördü ki mutluluk paylaşacağın kimse yoksa hiç de önemli değil. Sartre'nin de bahsettiği yalnızlık bu değil mi? Etrafın kalabalık fakat seni gerçekten dinleyen ve anlayan kimse yok. Yazar da hayaline kavuştu ve ünlü de oldu fakat gerçek duygularını paylaşacak bir kişi bile bulamadı etrafında.
Öğretmenle yazarın çatıdaki konuşmaları da çok güzeldi. İnsanlar çoğu zaman kendi ve etrafıyla ilgilenmekte ve kendini dünyanın merkezinde görmekte. Biraz olsun bu bakış açısını değiştirip başlarını kaldırıp gökyüzüne bakarlarsa yıldızları da fark edebilirler. Belki de o zaman Samanyolu Galaksisindeki veya daha geniş anlamda evrendeki küçücük bir noktadan ibaret olduklarını anlayabilirler. Bir süre önce Evrenin Dünyaya nazaran büyüklüğünü gösteren bir video izlemiştim. Bu video da tam olarak aynı şeyden bahsediyor. Günlük korkular, heyecanlar ve hatta sevinçler bütün evreni düşününce ne kadar da önemsiz kalıyor.
Etrafımızda sevincimizi de hüznümüzü de paylaşacağımız insanların olması dileğiyle
Bu güzel diziyle bizleri buluşturduğunuz için teşekkürler.
İlk bölümlerden son bölüme kadar öğrencilerin ve öğretmenin yaşadığı baskı, duygu durumu ve gel-gitleri gördük. Fakat son bölümde oyuncular hayattaki bütün olumsuz durumlara karşın yine de hayatın yaşamaya değer olduğunu söylediler.(Sadece çok ünlü bir yazar olan barda Mama'nın bahsettiği kişi hariç.)Görünüşte istediği şeyi başarmış ! fakat asıl istediğinin bu olmadığını fark etmiş. Aynı Jim Carey'in dediği gibi "Dilerim herkes bir gün zengin ve ünlü olur ve hayalini kurduğu her şeye kavuşur ;böylece aranılan esas cevabın bu olmadığını anlar." Yazar da mutluluğu, kitabı basılınca herkes tarafında tanınınca elde edeceğini zannetti fakat sonradan gördü ki mutluluk paylaşacağın kimse yoksa hiç de önemli değil. Sartre'nin de bahsettiği yalnızlık bu değil mi? Etrafın kalabalık fakat seni gerçekten dinleyen ve anlayan kimse yok. Yazar da hayaline kavuştu ve ünlü de oldu fakat gerçek duygularını paylaşacak bir kişi bile bulamadı etrafında.
Spoiler (Click to View)
Öğretmenle yazarın çatıdaki konuşmaları da çok güzeldi. İnsanlar çoğu zaman kendi ve etrafıyla ilgilenmekte ve kendini dünyanın merkezinde görmekte. Biraz olsun bu bakış açısını değiştirip başlarını kaldırıp gökyüzüne bakarlarsa yıldızları da fark edebilirler. Belki de o zaman Samanyolu Galaksisindeki veya daha geniş anlamda evrendeki küçücük bir noktadan ibaret olduklarını anlayabilirler. Bir süre önce Evrenin Dünyaya nazaran büyüklüğünü gösteren bir video izlemiştim. Bu video da tam olarak aynı şeyden bahsediyor. Günlük korkular, heyecanlar ve hatta sevinçler bütün evreni düşününce ne kadar da önemsiz kalıyor.
Etrafımızda sevincimizi de hüznümüzü de paylaşacağımız insanların olması dileğiyle
Bu güzel diziyle bizleri buluşturduğunuz için teşekkürler.

![[-]](https://www.japan-fans.com/images/MyBBPro/collapse.png)