Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Ekonomi Haberleri
#31
Japonya’nın Madoff’u Milyar Dolarları Uçurdu

[Resim: fft99_mf2038052.Jpeg]

Japonya’nın en hızlı büyüyen şirketleri arasındaki yatırım fonu AIJ’nin (AIJ Investment Advisors Co.) yönettiği milyar dolarlık fonları batırdığı öne sürülüyor.

“Japonya’nın Madoff’u” olarak adlandırılan olay, AIJ’nin kontrolündeki 2.3 milyar dolarlık bir emeklilik fonunun zarar etmesiyle ortaya çıktı. Yatırım şirketinin işlemlerine bir ay süreyle ara verildiği bildirildi. Bu arada ilgili soruşturmanın 200’ü aşkın yatırım şirketini de kapsayacağı belirtiliyor.

ABD’de Bernard Madoff’un, “Ponzi oyunu” adlı saadet zinciri sistemiyle yatırımcıları 50 milyar dolar dolandırdığı ortaya çıkmıştı. Ponzi oyununun temelinde borcu borçla ödemek yatıyor.

Geçen yıl 13 kişilik kadrosuyla Japonya’nın en hızlı büyüyen şirketi seçilen AIJ’nin 100’ün üzerindeki firmanın emeklilik fonunu yönettiği biliniyor.

Yatırım danışmanlarının kurumsal müşterileri yanlış yönlendirdiği ve zararları göstermediği iddia ediliyor. 2009 ile 2011 yılları arasında AIJ’nin yönettiği emeklilik fonlarının müşterilerine yüzde 10’a yakın getiri sağladığı ifade ediliyor.

Alıntıdır: Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir. / 26.02.2012
[Resim: Qa8We6.jpg]
Cevapla
#32
"Samuray kapıya dayandı!"

Japonya’nın en büyük bankası The Bank of Tokyo-Mitsubishi, Türkiye’de bankacılık lisansı için BDDK'nın kapısını çaldı

Japonya’nın en büyük bankası The Bank of Tokyo-Mitsubishi, Türkiye’de bankacılık lisansı için Ankara’da nabız yokluyor. Japonlar enerji ve otomotiv alanındaki dev projelerin finansmanında aktif rol oynamak istiyor.

Ekonomi bürokrasisinden edinilen bilgilere göre Japon finans devi, İstanbul’daki temsilciliğini gerçek bir bankaya dönüştürmek istiyor. Vatan gazetesinin haberine göre, japonlar bunun için ya BDDK’dan lisans alacaklar veya mevcut bir bankayı satın alarak piyasaya girecekler. BDDK’nın lisanslama konusundaki hassasiyeti ve uzun süren güvenlik soruşturmaları yüzünden Samurayların banka satın almaya daha sıcak baktıkları ifade ediliyor.

Japon finans devini Türkiye’ye yatırım yapmaya iten konuların başında enerji sektörü geliyor. Mersin Akkuyu’daki nükleer santrali Ruslara ihale eden hükümet, Sinop’ta kurulacak nükleer santrali de Japonlarla birlikte yapmak istiyor. Bir nükleer santralin ortalama maliyetinin ortalama 20 milyar dolar olduğu düşünüldüğünde ortada çok büyük bir finansman pastası olduğu açık. Ayrıca halen gündemde olan Samsun-Ceyhan Petrol Boru Hattı’nda bazı Japon şirketlerinin yüklenici olarak görev alması da gündemde. Dolayısıyla enerji ve otomotiv firmalarının finansmanındaki büyük potansiyel Japon bankasını ülkemizde yatırım yapma konusunda cesaretlendiriyor.

ÖZYEĞİN İLE ZİRVEYE ULAŞTI
Ayrıca çok değil, sadece bir hafta önce Hazine Müsteşarlığı, ‘Samuray Piyasaları’ olarak tanımlanan Yen piyasasına uzun bir aradan sonra geri dönmek için düğmeye bastı. JBIC garantili tahvil ihracı olanaklarını araştırmak için, Daiwa Securities Capital Markets, Nomura Securities ve SMBC Nikko Securities'e yetki veren Hazine’nin bu hamlesi de yakın dönemde ilişkilerin daha da güçlenebileceğini gösteriyor. Türkiye ile Japonya arasındaki ticari ilişkiler 1980’lerin başında oldukça canlıydı. Merhum Turgut Özal’ın başlattığı yakınlaşma süreci, kültür elçimiz Barış Manço’nun da çabalarıyla ciddi anlamda ivme kaydetti.

1980’lerin sonundan itibaren Japon sermayesi Türkiye’ye akmaya başladı. Merhum Özdemir Sabancı’nın kişisel gayretleriyle Japon otomotiv devi Toyota’nın Türkiye’ye gelmesiyle zirveye ulaşan ilişkiler 90’ların ortasına kadar gayet güzel bir seyir izledi. Sonrasında Türkiye’de ve Japonya’da meydana gelen siyasi ve ekonomik çalkantılar yüzünden ilişkiler yavaşladı. Ancak buna rağmen Japonlar 2000’lere kadar otomotiv alanındaki yatırımlarını hız kesmeden sürdürdü. Hazine Müsteşarlığı’nın verilerine göre Türkiye’ye 2002–2010 yılları arasında 89 Japon sermayeli şirket giriş yaptı. Bu şirketlerin Türkiye’deki toplam yatırım tutarı ise 523 milyon dolar oldu. Ancak bahsi geçen dönemde Türkiye’ye toplam 93 milyar 300 milyon dolarlık yabancı sermaye girişi olduğu düşünüldüğünde Japon yatırımlarının bir hayli zayıf kaldığını söyleyebiliriz. Bu tabloyu değiştirmek isteyen Başbakan Erdoğan ve ekonomi yönetimi son üç senedir ciddi anlamda çaba harcıyor. Örneğin 2010 yılı Türkiye’de ‘Japonya Yılı’ ilan edildi. Bu yakınlaşma çabasının da etkisiyle olsa gerek Japon sigorta devi Sompo Japan, Hüsnü Özyeğin’in sahibi olduğu Fiba Sigorta’yı 338 milyon dolara satın aldı. Bu son 10 yılda Türkiye’ye yapılmış en büyük Japon yatırımıydı ve belki de yeni bir dönemin ilk işaretiydi. Çünkü bu anlaşmadan kısa bir süre sonra ise Ülker Grubu ile Japon Mitsubishi Corporation, birlikte makarna üretmek için el sıkıştı. Son aylarda hız kazanan bu işbirliğinin daha da büyümesi ise iki ülkeye de büyük güç sağlayacaktır…

Türk bankalarının yeni gözdesi: Kosova Türk bankalarının yeni gözdesi Balkanların genç ülkesi Kosova Cumhuriyeti. 2 milyon nüfusa sahip Kosova, AB ülkelerine olan yakınlığı, eğitimli nüfusu ve sahip olduğu yüksek potansiyel ile Türk işadamları ve bankalarına adeta göz kırpıyor. Bu yüksek potansiyeli ilk fark eden banka Ahmet Çalık’ın sahibi olduğu Arnavut BKT Bank oldu. Kosova da 22 şubeyle hizmet veren BKT, ülkenin en büyük bankası konumunda. BKT’nin ardından bu genç ülkeye adım atan ikinci Türk bankası Türk Ekonomi Bankası (TEB) oldu. 2008’de ülkeye adım atan TEB halen 21 şube ile Kosovalılara hizmet veriyor. Mevcut Türk bankalarına ilaveten Türkiye İş Bankası’da başkent Priştina da faaliyet göstermek için BDDK’dan izin aldı. İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, Kosova’da şube açarak büyüyeceklerini söylerken, kamu bankaları Ziraat ve Halk Bankası’da ülkede şube açmanın planlarını yapıyor. Türkiye Bankalar Birliği toplantısında karşılaştığımız Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aydın da “Balkanlarda büyük potansiyel görüyoruz. Büyümek istediğimiz ülkeler arasında Kosova da yer alıyor” diyerek bu coğrafyaya verdikleri önemi bir kez daha gösterdi.

Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.
[Resim: QOJ7evi.png]
Cevapla
#33
Japonya'nın En Büyük Endişesi İspanya

[Resim: japonya-nin-en-buyuk-endisesi-ispanya-2138314.Jpeg]

Japonya Maliye Bakanı Jun Azumi, Avrupa’daki durumun son dönemde yatıştığını, ancak İspanya’ya yönelik endişeleri bulunduğunu söyledi.

Azumi, Japonya’da yayımlanan ekonomi gazetesi Nikkei’ye yaptığı açıklamada, Avro Bölgesi’nde süregelen borç krizine karşı son dönemde kaydedilen gelişmelerden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ”Avrupa’da durum sakinleşti. Avrupa Merkez Bankası’nca geçen yılın sonunda alınan tedbirler çok etkiliydi. Ayrıca Avro Bölgesi maliye bakanlarının güvenlik duvarının miktarını 800 milyar avroya yükseltme kararı da önemli” dedi.

Avrupa Merkez Bankası, ilki 21 Aralık’ta ikincisi 29 Şubat’ta olmak üzere düzenlediği Uzun Vadeli Refinansman Operasyonu (LTRO) kapsamında Avro Bölgesi bankalarına 3 yıl vadeyle yaklaşık 1 trilyon avro tutarında kredi imkanı sağlamıştı.

İspanya endişe kaynağı

Ancak Avro Bölgesi’ndeki borç sorununun henüz sona ermediğine işaret eden Azumi, İspanyol devlet tahvillerine karşı endişeler bulunduğuna vurgu yaptı.

İspanya’nın 10 yıl vadeli tahvil faiz oranları son haftalarda yüzde 5’in üzerine çıktı.

İspanya Başbakanı Mariano Rajoy geçen ay, daha önce yüzde 4,4 olarak belirledikleri 2012 yılı bütçe açığı hedefini yakalayamayacaklarını belirterek, bütçe açığının gayrisafi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranının bu yıl yüzde 5,8 olmasını öngördüklerini vurgulamıştı.

Hükümet daha sonra Avrupalı ortaklarının baskıları nedeniyle bütçe açığını bu yıl yüzde 5,3’e çekmeyi kabul etmişti.

Bu doğrultuda İspanyol hükümeti, ülke demokrasi tarihinde rekor sayılabilecek 27 milyar 300 milyon avroluk kesinti yaptığı 2012 yılı devlet bütçesini cuma günü kabul etti.

Hükümetin bugün meclise sunacağı bütçede, kamu açığını düşürmek için 27 milyar 300 milyon avroluk kesinti öngörülüyor. 2011 yılı sonu itibariyle yüzde 8,5 olan bütçe açığını 2012 yılı sonunda yüzde 5,3 indirme hedefinde olan hükümet, vergi artışlarından ve sahtekarlığı önlemek için getirdiği bir vergi affından toplamda 12 milyar 300 milyon avroluk gelir bekliyor.

IMF’nin kaynakları konusunda karar yok

Japonya Maliye Bakanı Azumi, borç krizi ile mücadele eden Avro Bölgesi ülkelerine daha fazla destek sağlamak üzere Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) kaynaklarının artırılması konusunda ise hükümetin henüz karar almadığını belirtti.

Azumi, 20 Nisan’da Washington’da düzenlenecek IMF ve Dünya Bankası bahar toplantılarında ilerleme kaydedilmesinin dünya ekonomisi ve piyasalar için iyi olacağını vurguladı.

Avrupalı liderler borç krizini sona erdirmek için geçen yıl IMF’ye üye ülkelere Fonun kaynaklarının artırılması çağrısında bulunmuştu. Ancak IMF ve diğer ülkeler, borç krizi için öncelikli çözümün Avrupa’nın kendi güvenlik duvarının güçlendirilmesinden geçtiğini belirterek öneriye karşı çıkmıştı.

Avro Bölgesi maliye bakanları geçen hafta Cuma günü borç kriziyle mücadele fonunun miktarının 800 milyar avroya çıkarılması konusunda anlaşmaya vardı.

Avrupalı ülkeler kendilerine düşen görevi yaptıkları düşüncesiyle G20 ülkeleri ve IMF’den somut bir adım bekliyor.

Alıntıdır: Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir. / 03.04.2012
[Resim: Qa8We6.jpg]
Cevapla
#34
Japonya'da İşler Düzeliyor

[Resim: 133394841735936.jpg]


Japonya’da Mart ayında şirket iflasları düşüş gösterdi.


Japon Araştırma Şirketi Teikoku Databank’a göre, iflas eden şirket sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0.1 düşüşle bin 40 oldu.

Aynı ayda, batık borçların toplamı yüzde 10.4 artışla 976.0 milyar yene geldi.

JAPONYA'DA EKONOMİNİN İYİLEŞMEKTE OLDUĞUNU SÖYLEYEN YÖNETİCİ SAYISI ARTTI


The Nikkei gazetesinin çeyrek dönemler halinde yaptığı iş dünyası araştırmasının Cumartesi günün yayınlanan sonuçlarına göre Japonşirketlerinin yöneticilerin giderek daha büyük bir bölümü ekonominin iyileşmekte olduğunu düşünüyor.

Nikkei'nin anket sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 58.6'sı yurtiçi ekonominin iyileştiğini bildirdi. Aralık ayında yapılan ankette bu oran yüzde 38.6'da kalmıştı.

140 yöneticinin katılımı ile yapılan ankete katılanların yüzde 44.3'ü ekonominin iyileşme işaretleri gösterdiğini, yüzde 14.3'ü ise ekonominin önceki 6 aya göre büyümekte olduğunu ifade etti. Bununla birlikte katılımcıların yüzde 37.1'&i ekonomide neredeyse hiç değişim olmadığını, yüzde 3.6'sı ise şartların kötüleştiğini ifade etti.

Kaynak:Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir.
[Resim: kkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkki.jpg]
Ara
Cevapla
#35
Japonya ilk çeyrekte yüzde 1 büyüdü

[Resim: Bjdrm.jpg?1]

Dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi Ocak-mart döneminde yüzde 1 büyüdü, büyüme beklentinin biraz üzerinde oldu. 2011´in son çeyreğinde yüzde 0.1 büyüme kaydedilmişti.

Yıllık büyüme oranı yüzde 4.1 oldu. Bu oran 2012 G10 ekonomileri reel ortalama büyüme beklentisinin üç katı. Analistler Japonya´nın bu büyümeyi sürdüremeyeceğini düşünüyor.
Haberler.com
17Mayıs2012
Ara
Cevapla
#36
Japonya'nın Kredi Notu Düştü
Fitch, Japonya'nın kredi notunu 'AA'dan 'A 'ya düşürdü.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşundan yapılan yazılı açıklamada, ''Notun düşürülmesi ve görünümümün negatife çevrilmesi Japonya'nın profilinde artan risk ve yükselen kamu borcunun bir yansımasıdır'' denildi.
Fitch'in Asya Pasific Bölgesi Derecelendirme Başkanı Andrew Colquhoun da, Japonya'nın mali sıkılaştırma planını, diğer benzer sıkıntılar yaşayan yüksek gelirli ülkelerle kıyaslayarak, yavaş ve uygulanması politik riske tabii ifadesi nitelemesi yaptı.
trthaber
[Resim: vSXcm.gif]

Ishihara Heart satomi(m)
Ara
Cevapla
#37
Japonya'da Tüketici Fiyatları Arttı

[Resim: 120525103500_japan_fuel_304x171_afp_nocredit.jpg]

Japonya’da Nisan ayı tüketici fiyatlarının, artan petrol fiyatları nedeniyle yükseldiği açıklandı. Ekonomik büyüme ise Japonya Merkez Bankası'nın hedefinin altında kaldı.

Fiyatlar geçen sene ile karşılaştırıldığında yüzde 0,2 artarken, petrol ve enerji fiyatları yüzde 4,7 oranında yükseldi.

Japonya’da geçen sene yaşanan deprem ve tsunami nedeniyle nükleer reaktörlerin kapanması, enerji fiyatlarının yükselmesine neden oldu.

Ancak, petrol dışındaki fiyatlar ve gıda fiyatları düştü. Bu da deflasyonun bir sorun olmaya devam ettiğini gösteriyor.

Fujitsu Araştırma Enstitüsü’nden Martin Schulz BBC’ye yaptığı açıklamada “Japonya Merkez Bankası’nın deflasyonun durduğuna ve talebin arttığına dair ümitleri oldukça erken görünüyor” dedi.

Bölgedeki diğer birçok ülke gibi Japonya da, son on yıldır deflasyon ve düşen fiyatlardan zarar gördü.

Alışveriş yapacaklar için bu iyi haber gibi görünse de, şirketlerin ve tüketicilerin, fiyatların daha da düşeceği umuduyla alımları ertelemeleri nedeniyle, ekonomiye zarar veriyor.

Uzmanlar Japonya’nın ekonomisinin düzelmesi için tüketici fiyatlarında sabit bir artış olması gerektiğini ve Japonya Merkez Bankası'nın yüzde 1 fiyat artışı hedefi koyduğunu kaydetti.

Son üç ay boyunca fiyatların yükselmesine rağmen, uzmanlar, ekonomik büyümenin aslında ekonomiye zarar veren etkenler nedeniyle yaşandığını ve uzun vadede bunun sürdürülebilir olmadığını söylüyorlar.

Schulz fiyat artışlarının çoğunun, enerji fiyatlarının artmasından kaynaklandığını ve petrol ithal edildiği için bunun ülke ekonomisine bir yararının olmadığını belirtti.

Fiyatlardaki artışın daha çok kamu programları, yeniden yapılandırma ve tüketici teşviklerinden kaynaklandığını belirten Schulz, bu tür bir talep artışının da sürdürülebilir olmadığını vurguladı.

Alıntıdır: Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir. / 26.05.2012
[Resim: Qa8We6.jpg]
Cevapla
#38
"Japonya Temerrüde Yürüyor"

[Resim: japonya-temerrude-yuruyor-3708548_o.jpg]

Goerge Soros'un eski danışmanlarında Takeshi Fujimaki, yatırımcıların dolar ve diğer gelişmiş ülke para birimleri cinsinden varlık almaları gerektiğini çünkü gelecek beş yıl içersinde Japonya'nın temerrüde düşebileceğini söyledi.

Alıntıdır: Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir. / 15.06.2012
[Resim: Qa8We6.jpg]
Cevapla
#39
Brüksel, Japonya İle Serbest Ticaret Anlaşması Görüşmelerine Yeşil Işık Yakacak

Avrupa Birliği'nin, otomotiv sektöründen gelen itirazlara rağmen Japonya ile serbest ticaret anlaşmasına yeşil ışık vermesi bekleniyor. Bir yandan Doha'daki küresel ticaret görüşmeleri çıkmaza girmişken, Avrupa Birliği ABD ile, başta Asya olmak üzere hızlı büyüyen ekonomilere girebilmeye yönelik serbest ticaret anlaşmaları imzalamak için yarış içinde.

Reuters'a konuşan üç diplomat, üye ülkeler arasında yeterli desteğin bulunduğuna inanan Avrupa Komisyonu'nun, Japonya ile görüşmelere Çarşamba günkü toplantıda yeşil ışık yakacağını söyledi. Diplomatlardan biri, 'Bu, bir ticaret bloğu olarak Avrupa için hayati öneme sahip' dedi.

Japonya ile gerçekleşecek amlaşmanın, geçtiğimiz yıl Güney Kore ile imzalanan anlaşmayı tamamlayıcı niteliği olacak. Ancak görüşmeler başladıktan birkaç yıl sonra imzalansa bile bu anlaşma, gümrük vergisini düşürmenin ötesine geçerek fikri mülkiyet hakları, hizmetler ve düzenlemeleri de içeren yeni nesil bir dizi anlaşmanın bir örneği olacak.

AB devletlerinin, Ekim ayındaki bir sonraki zirvelerinde Komisyon'u yetkilendirmesi, görüşmelerin ilk turunun önümüzdeki yılın başlarında gerçekleşmesi bekleniyor.

Bir yandan iki buçuk yıldır süren borç krizi işsizliği rekor seviyelere taşırken ve iç talebi azaltırken, Avrupalı üreticiler gözünü dışarıya çevirmiş durumda. Çoğu AB ekonomisi durgunluktayken, Avrupalı liderler Haziran ayındaki zirvelerinde büyüme için merkeze ticareti aldı.

AB, Kanada'dan Hindistan'a kadar 80 ülke ile başlattığı ticaret anlaşması görüşmeleri sonucunda, bununların Avrupa'da 2 milyon kişiye istihdam sağlayacağı ve Avrupa ekonomisine 275 milyar Euro katkısı bulunacağı görüşünde.

Otomotiv sektörü kaygılı

Grönland ve Moğolistan dışında AB heyetlerinin ticari bağları derinleştirmeye çalışmadığı pek az yer var. ABD veya Çin ile, yatırım anlaşması çizgisinde bir anlaşma da olası.

Ticari konularla ilgilenen bir AB diplomatı 'Bu, çığ etkisi yakalamakla ilgili bir şey. Bir kapı bir başkasını, o da bir başkasını açıyor' dedi.

Ancak yine de Japonya ile serbest ticaret anlaşması kesinlik kazanmış değil ve Avrupa Parlamentosu'nun da son onayı vermesi gerekecek. Yol inşasından yazılıma kadar kamu alımları ve otomotiv ithalatına açıklık, potansiyel olarak sıkıntılı noktalar.

Japonya, ihalelere dışarıdan katılımcılara, kontratların yüzde 3'ünden azını veriyor ve Almanya ve Fransa'nın Tokyo'yu ikna çabalarının şimdiye kadar sonuçsuz kaldığı belirtiliyor.

İçerideki zayıf taleple mücadele eden araç üreticileri ve yan sanayii ise Japonya pazarına istedikleri gibi erişemeyecekleri ve içeride de daha fazla rekabeti kaldıramayacakları görüşünde. Güney Kore ile anlaşmanın 1 Temmuz 2011'de yürürlüğe girmesinden bu yana Güney Kore, Avrupa'ya ihracatını büyük ölçüde artırdı.

Otomotiv sektörü birliği ACEA Başkanı Sergio Marchionne geçtiğimiz ay, Güney Kore'nin artan ihracatının, Asya'nın en büyük araç ihracatçısı Japonya ile imzalancak ticaret anlaşması öncesinde uyarı mesajı olduğunu söylemişti.

Alıntıdır: Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir. / 17.07.2012
[Resim: Qa8We6.jpg]
Cevapla
#40
Japonya Yavaşladı

[Resim: -Japonya-yavasladi-.jpg]

Tüketici harcamalarının giderek azalmasıyla Japonya ikinci çeyrekte yüzde 1.4 büyüyerek, deprem sonrası görülen sıçramanın sonuna yaklaşıldığının sinyalini verdi

İhracat kazançlarının azalması ve tüketici harcamalarındaki büyümenin durma noktasına gelmesiyle Japonya‘nın deprem sonrasındaki yeniden inşalarla desteklenen Japon ekonomisi ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 1.4 büyüdü. Yeniden inşa desteklerinin etkisinin azaldığına işaret eden büyüme verisi, ülkenin parasal ve mali teşvik ihtimalinin arttığını gösterdi.

Bloomberg News’in anketine katılan ekonomistlerin medyan tahmini dünyanın en büyük üçüncü ekonomisinin önceki çeyrekte yüzde 2.3 büyüyeceği yönündeydi. Fiyat etkisinden arındırılmış GSYH ise yıllık bazda yüzde 0.6 daraldı.

Tüketim, Mart 2011′deki depremin ardından hanehalkının öncelikle kesintiye gittiği dönemden bu yana en düşük seviyesinde büyüdü ve hükümetin iç talebi desteklemeye yönelik programlarının etkisinin azaldığının sinyalini verdi. Yendeki güç ve Avrupa’daki krizin ihracatı baskılamasıyla birlikte bugün açıklanan büyüme rakamları, politika yapıcıların harekete geçmesine yönelik baskıları artırdı.

SMBC Nikko Securities Inc.’in kıdemli ekonomistlerinden Hiroshi Watanabe, deniz aşırı taleplerin azalacağını öngören Japon ekonomisinin ek bütçe çıkarma planının önceden alınmış bir karar olduğunu, bu sebeple de hükümetin mali harcamalardaki istikrarı sürdürmekten başka seçeneğinin olmadığına dikkkat çekerek, “Deflasyonun devam edeceği beklentisinden ötürü Japonya Merkez Bankası’nın üzerindeki siyasi baskı artacak” dedi.

Alıntıdır: Linki görebilmek için giriş yapmanız ya da üye olmanız gerekir. / 13.08.2012
[Resim: Qa8We6.jpg]
Cevapla


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Müzik Haberleri Toruga 658 318,014 09-01-2018, Saat:01:25 PM
Son Yorum: Toruga
  Eğitim Haberleri Toruga 7 4,703 08-24-2018, Saat:12:37 PM
Son Yorum: Toruga
  Moda ve Magazin Haberleri Toruga 223 111,426 08-05-2018, Saat:04:43 PM
Son Yorum: ~Haruna~
  Hava Durumu Haberleri Toruga 13 6,737 07-10-2018, Saat:04:26 PM
Son Yorum: Toruga
  Dizi, Film ve TV Haberleri Toruga 302 130,903 05-13-2018, Saat:01:10 PM
Son Yorum: Toruga
  Anime ve Manga Haberleri Toruga 81 41,935 04-28-2018, Saat:11:37 AM
Son Yorum: ~Haruna~
  Spor Haberleri Toruga 65 27,948 12-01-2017, Saat:09:31 PM
Son Yorum: Toruga
  Siyaset ve Politika Haberleri Toruga 165 47,462 09-17-2017, Saat:01:24 PM
Son Yorum: Toruga
  Bilim ve Teknoloji Haberleri Toruga 90 35,413 07-01-2017, Saat:12:44 PM
Son Yorum: Toruga
  Türk Gazetelerinden Japonya Haberleri Toruga 4 6,314 04-24-2016, Saat:02:16 AM
Son Yorum: ありがとうございます

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi